17/7/2007 ·

 

Sen benim aşkım olduğun günden beri

Ben hayatımı sana adamışım

Sen vazgeçilmez tutkum olduğun günden beri

Yaşam gayesini sana bağlamışım

Kaptırdım kendimi fena bir şekilde

İçimdeki coşkuların,duyguların esiri olmuşum

seni düşünmek mi diyorsun? YARİM...

Güldürme!..

Acaba aklımdan çıkıyormusun?

 

Dalıyorum öyle derinlere

Şaşkınlık denilen kelimeyle arkadaş olmuşum

sukunet,yaa işte o sukunet

Varlığınla erişebileceğim bir hal olsa gerek

Kalbe önlenemez çarpıntı veren,hasret ve özlem,

Bir de yüzümde ki acı tebessüm

Mırıldanıyorum sessizce

İki dudağımdan dökülen iki kelime

Seni seviyorum...yarim...gülüm...kadınım...

Çoğu zaman haykırmak istiyorum bunu

Lakin olmuyor...

Duyuramıyorum kimselere,gülüm,tatlı yarim...

çünkü sen yoksun yanımda

Ama olsun

En azındaniçimde kopan fırtınalara

Liman bulmayan şiddetli kasırgalara

Kucak açıp,yüklenen kağıdım var önümde

Birde sırdaşım,

özümün tercumanı kalemim

Ah bir bilsen;yarim...gülüm...

sensiz geçen dakikalarda,saatlede,günlerde

Neler yazıyoruz kalemimle...(uğruna)

Ne hayaller kuruyoruz kavuşmak üzerine

Tabi sen bunların hepsinden habersizsin

Yanlız şu var ki;

kalemimi dahi kıskanır dereceye getiriyor bu duygu yükü

Bazende üzüyor kanaatimce

Ve herşeye rağmen,o inanılmaz gerçek çıkıyor ortaya

Gönlümüğn sultanı,yarim...gülüm...

Biliyormusun..?

Ben var ya ben

Seni çoook seviyorum be gülüm...

 

Yorum (1) Yorum yaz!

16/7/2007 ·

          ÜÇ AYLARIMIZ 

    MÜBAREK       OLSUN

Yorum (1) Yorum yaz!

10/7/2007 ·

Eski zamanlar*n birinde, bir adam çalismak amaci ile çok   uzaklara
   gitmis

   ve yillarca çalismis. Sonunda memleketine dönme zamani
   gelmis.
   Bu çalisma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmis ve
evinin  yolunu    tutmus.

Evine dogru giderken yolu büyük bir sehirden geçmis.
   Yolda yürürken köse basinda birisi "Bir nasihat bin akçe,bir
  nasihat   bin   akçe."   diye bagiriyormus. Adam düsünmüs: 'Nasil olur, bir nasihati   bin  akçeye
   satarlar,   ben yillarca çalistim ve sadece 3000 akçe biriktirdim'
   Bu ise pek akli ermemis ama merak iste. Duramamis ve adama   bin akçe  vererek, o nasihati satin almis.
   Nasihat, " KADERDE NE VAR iSE, O ÇIKAR" imis.
   Yoluna devam etmis...
   Ilerde yine köse basinda baska bir adam bagiriyormus:
   Bir nasihat, bin akçe." diye. Adam yine dayanamamis,
   bin akçe de o adama vermis ve ikinci nasihati da satin
   almis.
   Ikinci nasihat da: "GÖNÜL KiMi SEVERSE GÜZEL ODUR." imis.
  Son kalan
 bin akçesi ile de yoluna devam etmis. Tam sehrin  çikisinda
   yine
   köse basinda bir adam bir nasihati bin akçeye satiyor.
Adam  bir    parasina    bakmis,
   bir de nasihati satan sahsa, dayanamamis ve kalan son
   akçeleriyle de
   o nasihati satin almis. Son nasihatte: "HiÇ BiR iS ACELEYE   GELMEZ". Parasiz yoluna devam etmis.
   Sehrin çikisinda büyük bir topluluk ile karsilasmis.
Topluluk  telas içindeymis. Yaklasmis ve oradakilerden birine
neler oldugunu  sormus. Oradan birisi açiklamis, demis ki :
   Burada sehrin tüm su ihtiyacini karsilayan bir kuyu var,
ama
  kuyunun içinde de bir canavar var. Canavar suyu tutmus,
göndermiyor.  Asagiya  kim indiyse bir türlü çikamadi. Simdi herkes korkuyor
 asagi    inmeye"
   Adam düsünmüs ve ilk satin aldigi nasihat aklina gelmis.
    "Kaderde ne var ise, o çikar.", asagi inmeye karar
vermis.  Aslinda
 bu nasihatleri herkes bilir, ama uygulayabilmemiz  için
   belli bir bedel ödememiz gerekiyor.
   Inince canavar onu hemen yakalamis ve yerine götürmüs.
   Demis ki: "Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve
   bilemediler.
   Eger sen bilirsen, seni serbest birakirim."
   Bir dizine sarisin ve dünya güzeli bir kadin, diger
dizine de    kurbaga
   koymus ve "Söyle bakalim, hangisi güzel?" demis.
   Adam düsünürken, aklina ikinci aldigi nasihat gelmis
   ve "Gönül kimi severse güzel odur" demis.
   Bu cevap canavarin çok hosuna gitmis. Zira canavar,
   kurbaganin    gözlerine asikmis. Adami salmis ve suyu birakmis.
     Adamimiz
 yoluna devam etmis ve nihayet evine varmis.
   Evinin camindan içeri bakmis. Bir de ne görsün; karisi
genç
  biri ile diz dize oturuyor. Hemen kilicini çekmis ve tam
içeri    girerken
   üçüncü nasihat aklina gelmis:
   Hiçbir is aceleye gelmez". Kilicini kinina koymus ve içeri   girmis.
   
   Hos besten sonra karisina o genci sormus. Kadin da:
   Bey, sen gittiginde ben hamileydim ve bir oglumuz oldu.
   Bu genç senin oglun." demis.
   
   -- MEVLANA

Yorum (7) Yorum yaz!

10/7/2007 ·

    1.                               YILIN FIKRASI                                           


      Bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Iraklikahvede oturmus cay
      iciyorlar.Amerikali cayini bitirince bardagi havaya firlatmis,
      silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis: "Bizde bardaklar o
      kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere cay icmeyiz"
      Ingiliz de bunun uzerinecayini bitirip bardagi havaya firlatmis ve
      ates ederek bardagi parcalamis: "Bizim Ingiliz kumsallarinda bardak
      yapacak cam icin o kadar cok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki
      kere cay icmeyiz" Bunun uzerine Irakli da cayini bitirmis, bardagi
      havaya firlatmis, silahini cekip Amerikali ve Ingilizi vurup
      oldurmus
      Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar cok var ki, biz
      ayni adamlarla oturup iki kere cay icmeyiz..."

Yorum (1) Yorum yaz!

6/7/2007 ·

Bizleri yaratan ve bizlere her türlü nimeti veren, insanlığın en karanlık döneminde bir hidayet rehberi olarak HZ.MUHAMMD'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) gönderen alemlerin rabbi ALLAH'a (Celle celaluhu) sonsuz hamd-u senalar, O'nun sevgili kulu ve peygamberine salat-ü selamlar olsun!


ALLAH'ım (Celle celaluhu), nefsime takva ver. Onu temizle, nefsi en iyi temizleyen Sen'sin, nefsimin velîsi ve Mevlâsı Sen'sin.

Her vaktiniz hayr olsun cumanız mübarek olsun ..

Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »